Çocuk Gözüyle AB


İnternette gezerken bir öğretmenin fotoğraf albümüne rastladım. Albüm içerisinde beğendiği gazete yazılarını, şiirleri ve kendi kompozisyonlarını yazdığı özel bir defterin sayfa sayfa fotoğrafları vardı. İlgimi çekti ve bütün sayfaları inceledim.

Albümdeki bir sayfada komple Hürriyet gazetesinden yırtılıp yapıştırılmış bir haber vardı. Bu haber 18.12.2005 tarihli Hürriyet gazetesinde Ayten Serin'in haberi olarak yayınlanmış. Gerçekten 2005 yılında sürekli tartışılan Avrupa Birliği konusuna başka bir bakış açısı getirilmiş. Haberi aynen buraya yazıyorum, ben yazıyı okurken gülümsemekten kendimi alamadım, buyrun siz de okuyun :)


***

Taksim&Taksim Yayınları’ndan Ali Bolat’ın derlemesiyle çıkan ‘Çocuk Gözüyle Avrupa Birliği’ kitabı, ilköğretim öğrencilerinin AB’yle ilgili kafalarında yarattıkları imajı ortaya koyuyor. Kitap için İstanbul’da Beşiktaş, Çağlayan, Fatih ve Bakırköy’de dört ilköğretim okulundan 400 çocuğa AB’yle ilgili sorular soruldu. İşte cevaplar...

  • Sizce Avrupa Birliği nedir?

- Üst düzeydeki ülkelerin toplandığı bölgedir.

- Kültürleri yüksek, saygılı insanlar olarak çok iyi insanlardırlar.

- Türkiye’ye istediğini yaptıran birleşmiş milletler topluluğu bence.

- Avrupa ülkelerinin ve sadece Amerika’nın toplandığı yere denir.



  • AB’ye üye ülkeler hangileridir?

- Amerika, Japonya.

- Türkiye, Amerika, Yunanistan.

- Yunanistan, İsveç, İngiltere, Rusya, Kağıthane, Mecidiyeköy, Şişli, Edirnekapı, Fatih, Eminönü, Kuştepe.

- Paris, Almanya.


  • Türkiye AB’ye girebilir mi?

- O kadar çok toplantı yapıyorlar ki, yüzde 100 gireriz.

- Giremez. Çünkü onlar bizim kokoreç yememizi istemiyorlar. Bunu asla beceremeyiz.

- AB, hangi sokaklarda tüküreni şehrine alır. Ben olsam almam.

- Giremez, çünkü Türkiye AB’ye sığmaz.


  • Türkiye neden AB’ye girmek istiyor?

- Belki AB’ye girersek Anadolu’daki zor olanaklar altında yaşayan ve ezilen kadınlar, ezilemezler.

- Taş Devri’nden kurtulmak için.

- İmefeye borcunu kapatmak için.


  • Türkiye’yi AB’ye alırlarsa neden alırlar?

- Türkiye’yi bırakmazlar, sadece naz yapıyorlar. Böyle ülkeyi kimse kaçırmak istemez.

- Almazlar, nankör bu insanlar nankör. Biz onlara savaşlarda yardım edelim, onlar bizi almasınlar.

- AB’yle birleştiğimizde AB zengin olur.


  • Türkiye’yi almazlarsa neden almazlar?

- Sokakları pis olduğu için almazlar.

- Televizyonlarda görüyorlar, mitingde dükkanların camlarını indiriyorlar.

- Almazlarsa almasınlar, lazım değil.

- Almazlar çünkü Türkiye, AB’den dürüst, çalışkan, ve güvenilir.


  • AB’ye girmek için neler yapmalıyız?

- Çöpleri çöp kutularına atan ve kaldırımda birisine çarptığımız zaman özür dilemeyi bilen insanlar olmalıyız.

- Kavga etmemeliyiz. Devlet başkanları kavga ediyor. Onlar ederse insanlar da kavga eder. Kavga etmezsek belki de gireriz.

- Biraz yalaka, biraz da paralı olmalıyız. Ama olamayacağız çünkü Türkler kimseye yalakalık yapmaz.


  • Sizce hangi AB ülkeleri Türkiye’yi istemiyor? Neden?

- Fransa istemiyor çünkü Türkiye AB’ye girerse onlardan daha üstün olduğumuza inanırlar.

- Japonya bizi istemiyor. Gıcıklığından.

- İngiltere. Bizim çok pis, görgüsüz, kaba bir ülke olduğumuzu düşünüyorlar. Aslında öyle değiliz.


  • Türkiye Avrupa Birliği’ne alınırsa hangi Avrupa ülkesinde yaşamak isterdiniz?

- İtalya. Ben İtalyan takımlara ve futbolcularına bayılıyorum. Türkiye’den Seri A paralı izleniyor. İtalya’da parasız.

- Oralar bana yabancı gelir. İnanıyorum ki, herkes Türkiye’ye gelecektir. Çünkü Türkiye gerçekten çok güzel.

- Rusya’nın Astrahan Şehri’nde, çünkü orada abim okuyor.


  • Eğer bizi almazlarsa ne tepki göstermeliyiz?

- Bence tepki değil sevgi göstermeliyiz. Bizi almıyorlar çünkü eksiğimiz var.

- Girmek için ısrar etmeliyiz. Çünkü bizim diğer devletlerden neyimiz eksik. Hatta eksiğimiz yok fazlamız var. Örneğin Boğazlar.

- Onlara ihtiyacımız yokmuş gibi görünmeliyiz.

- Savaş açmalıyız çünkü AB’ye girmek Türkiye için gerekli.



***

SQL Sorgu Örnekleri Update/Delete/Drop

05/11/09 SEVAL UNVER DATABASE1 LAB

UPDATE

Kaynak

1. Jonie Weber ismindeki bir bayan Bob Williams ismindeki bir beyefendi ile evlenmiş. Bayanın soy ismini 'Weber-Williams' olarak veritabanımızdan güncelliyoruz.

en. Jonie Weber just got married to Bob Williams. She has requested that her last name be updated to Weber-Williams.

UPDATE FAMILY SET last_name = 'weber-williams' WHERE first_name = 'Jonie', last_name = 'weber';



2. Bugün Dirk Smith adındaki kişinin doğum günü! Hadi veri tabanımızda onun yaşına 1 ekleyelim.

en. Dirk Smith's birthday is today, add 1 to his age.

UPDATE EMPLOYEE SET age = age + 1 WHERE first_name='Dirk' and last_name='Smith';


3. Bütün sekreterlere bundan sonra 'yönetici asistanı' diye hitap edilecekmiş! Veritabanımızı güncelleyelim.

en. All secretaries are now called "Administrative Assistant". Update all titles accordingly.

UPDATE EMPLOYEE SET occupation = 'Administrative Assistant' WHERE occupation = 'secretary';


4. Maaşı 30000'den az olanlara yıllık 3500 lira zam yapılmış. Veritabanımızı ona göre güncelleyelim.

en. Everyone that's making under 30000 are to receive a 3500 a year raise.

UPDATE EMPLOYEE SET salary = salary + 3500 WHERE salary < 30000;


5. Maaş olarak 33500'dan fazla alanlara ise yıllık 4500 lira zam yapılmış.

en. Everyone that's making over 33500 are to receive a 4500 a year raise.

UPDATE EMPLOYEE SET salary = salary + 4500 WHERE salary > 33500;


6. "Programmer II" başlıklı her şey "Programmer III" olarak yükseltilmiş.

en. All "Programmer II" titles are now promoted to "Programmer III".

UPDATE EMPLOYEE SET title='Programmer III' WHERE title='Programmer II';


7. "Programmer" başlıklı her şey "Programmer II" olarak yükseltilmiş.

en. All "Programmer" titles are now promoted to "Programmer II".

UPDATE EMPLOYEE SET title='Programmer' WHERE title='Programmer II';



---------------------------------------------------------------


DELETE

kaynak

1. Jonie Weber-Williams biraz önce işten ayrıldı. Onun kaydını veritabanından siliyoruz.

en. Jonie Weber-Williams just quit, remove her record from the table.

DELETE FROM EMPLOYEE WHERE name = 'Jonie' last_name='Weber-williams';


2. Bütçe kesintisi zamanı! 70000 dolardan fazla para kazananları işten çıkarıyoruz.

en. It's time for budget cuts. Remove all employees who are making over 70000 dollars.

DELETE FROM EMPLOYEE WHERE salary > 70000;



-----------------------------------------------------------------

DROP

kaynak

Çalışan listelerini tutan Employee tablomuzu veritabanından siliyoruz.

en. Drop your employee table.

DROP TABLE EMPLOYEE;



------------------------------------------------------------------

Diğer Alıştırmalar:

1. Şu tabloyu yaratalım: Tests (Name, project, deadline, tester, info)

en. Create table Tests (Name, project, deadline, tester, info)

CREATE TABLE TESTS (
name varchar(30),
project varchar(30),
deadline date,
tester varchar(30),
info varchar(20));


2. "Identifier" adında yeni bir sütun ekleyelim.

en. Add a column identifier

ALTER TABLE TESTS ADD (indentifier varchar(30));


3. 'Identifier' sütununun adını 'id' olarak değiştirelim.

en. Change the identifier column's name to id

ALTER TABLE TESTS RENAME COLUMN identifier TO id;


4. 'Info' adındaki sütunu silelim.

en. Delete column Info

ALTER TABLE TESTS DROP COLUMN info;


5. 'Name' adındaki sütunun tipini Varchar( 50) olarak değiştirelim ve onu "Not Null" yapalım.

en. Change the type of a column Name to Varchar( 50) i and set it to Not Null

ALTER TABLE TESTS MODIFY project varchar(50) NOT NULL;


6. 'Id' adındaki sütuna bir "primary key" ekleyelim.

en. Add a primary key on id column

ALTER TABLE TESTS
ADD CONSTRAINT pk_id PRIMARY KEY (id);


7. 'Tester' adındaki sütuna bir "foreign key" ekleyelim. Bu "foreign key", Emp tablosundaki 'id' sütununa işaret edecek.

en. Add a foreign key on tester column that refers Emp table (column id)

ALTER TABLE TESTS
ADD CONSTRAINT fk_emp FOREIGN KEY
(tester)
REFERENCES EMP
(id);


8. 'Tests' adındaki bu tabloyu veritabanından silin.

en. Delete table Tests

DROP TABLE TESTS;

***

SQL ile EMPLOYEES Örneği

Örnek komutlar yaratacağız. Şöyle bir tablo yarattığımızı farz edelim:

Employees (id, name, surname, position, salary, dept_id, hire_date)

Bu şu şekilde yaratılır:

CREATE TABLE EMPLOYEES (
id int,
name varchar(20),
surname varchar(20),
position varchar(20),
salary int,
dept_id int,
hire_date date);

Örnek veri yerleştirelim. Bunun gibi bir çok girdi girilebilir:

INSERT INTO EMPLOYEES (id, name, surname, position, salary, dept_id, hiredate)
VALUES(123,'SEVAL', 'UNVER', 'OGRENCI', 900,2,'2000/03/01');


1. Her bir çalışan için çalışanların adının ve soyadının baş harflerini birleştirip ekrana basan komut yazınız.

en. For each employee print a code generated out of the 2 first letters of his name and 2 first letters of his surname. (read about concat function and substr function)

SELECT SUBSTR( CONCAT( name , surname ),1,2 ) FROM EMPLOYEES;



2. Soy isimleri ve beraberinde %15 artırılıp yukarı yuvarlanmış maaşları ekrana basınız.

en. Print the surnames and salaries increased by 15% and rounded to integer.

SELECT name, ROUND (salary * 1.15) FROM EMPLOYEES;



3. Bütün çalışanların soyisimlerini ve kaç ay çalıştıklarını ekrana basınız.

en. Print the surnames and how many months an employee has been hired.

SELECT surname, MONTHS_BETWEEN(SYSDATE, hire_date) FROM EMPLOYEES;



4. Çalışanların işe başladıkları günün adını ve çalışanların soyadını ekrana basınız.

en. Print the surnames and the names of a weekday when those employees have been hired. Take only the employees from 4th dept.

SELECT name, surname, TO_CHAR(hire_date, 'DAY') FROM EMPLOYEES WHERE dept_id=4;
SELECT name, surname, TO_CHAR(hiredate, 'D') FROM EMPLOYEES WHERE dept_id=4;
SELECT name, surname, TO_CHAR(hiredate, 'DY') FROM EMPLOYEES WHERE dept_id=4;


5. 2000, 2001 yıllarında işe başlayanlar için Çalışanların adlarını ve pozisyonlarını ekrana basınız.

en. Print the names of employees and their position for the employees hired in 2000 and in 2001. (Use UNION/INTERSECT/MINUS function)

(SELECT name, position FROM EMPLOYEES WHERE YEAR(hire_date) = 2000 )
UNION
(SELECT name, position FROM EMPLOYEES WHERE YEAR(hire_date) = 2001);



6. Her bir çalışan için adını, soyadını, maaşını ve maaşlarının 1850'den az/eşit/fazla olup olmadığını sözlü olarak yazdırınız. Sonuçları soyisimlerine göre sıralayınız.

en. For each employee print his name and surname, salary and a verbal information about his salary being lower/equal/greater than 1850. Order the results by surnames. (Use UNION/INTERSECT/MINUS function)

(SELECT name, surname, salary, 'lower' as information FROM EMPLOYEES WHERE salary < 1850) 
UNION 
(SELECT name, surname, salary, 'equal' as information FROM EMPLOYEES WHERE salary = 1850) 
UNION 
(SELECT name, surname, salary, 'greater' as information FROM EMPLOYEES WHERE salary > 1850)
ORDER BY surname;

Röportaj: TOBB ETÜ BM Bölüm başkanı Assist. Prof. Erdoğan Doğdu

Röportaj: Assist. Prof. Erdoğan Doğdu

TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği bölüm başkanımız Assist. Prof. Erdoğan Doğdu ile bölümümüz 3. sınıf öğrencilerinden Seval Ünver ve Çiğdem Kılıç röportaj yaptılar. Röportaj esnasında sayın Erdoğan Doğdu, hem bilgisayar mühendisliği eğitimi hakkında, hem de TOBB ETÜ'de verilen eğitim hakkında güzel açıklamalar yaptı. Kendisine teşekkür eder, röportajımızı herkese saygıyla sunarız...


Öncelikle bölüm hakkında bilgi alabilir miyiz sizden?

Bölümümüz  2004 yılında eğitime başladı. Bu 5. yılımız. Geçen yıl ilk akademik mezunlarımızı verdik. Bu sene ikinci mezunları veriyoruz.


Siz ne zamandan beri buradasınız?

Ben 2004'den beri buradayım, açıldığından beri. Başta 3 öğretim görevlisi olarak başladık. Prof. Ali Yazıcı, Doçent Murat Erten ve ben, 3 kişi başlamıştık. Şu anda sayımız tabi daha çok. 9 doktoralı öğretim görevlimiz var.

Bölüm olarak her yıl 60 öğrenci alıyoruz. Yaklaşık yarısı burslu oluyor. Bu sene ilk defa doktora programımız başladı.Yüksek lisansa 4 yıldır devam ediyoruz. 50 civarında yüksek lisans ve doktora öğrencimiz var.

Bölümümüzden mezun olan öğrenciler okulumuzu yüksek lisans yapmak için tercih ediyorlar mı?

Evet, ediyorlar. Özellikle başarılı öğrenciler ve akademik kariyer yapmak isteyen öğrenciler bizim okulu tercih ediyorlar. Ya da piyasaya girmeden önce bilgilerini daha fazla artırmak isteyen öğrenciler yüksek lisans yapıyorlar. Sayısından tam emin değilim ama sanırım 5 öğrencimiz TOBB ETÜ'den mezun olup, burda yüksek lisansa başlamış durumda.

Peki siz ne önerirsiniz? Yüksek Lisans yapmamızı mı, yoksa hemen iş hayatına atılmamızı mı?

Her ikisi de düşünülebilir. Eğitim tarafında biz, endüstride işinize yarayacak her türlü eğitimi veremiyoruz. Piyasada daha çok bunlar sertifikalarla, özel bir konudaki eğitimlerle oluyor bunlar. Dolayısıyla içinden benim akademik dünya ile fazla bir işim olmayacak, tamamen endüstriyel tarafıyla ilgiliyim diyen öğrenciler doğrudan piyasaya atılmalılar bence. Bu daha önemli.

Siz neden akademik kariyer seçtiniz?

O zamanki şartlardan dolayı. Ben Hacettepe Üniversitesinden mezun olduğum zaman, yani 1987'de, yurtdışı yüksek lisansları popülerdi. O tarihte Milli Eğitim Bakanlığı, Tubitak ve YÖK burs veriyordu. Ben de sınavla burs kazandım ve yurtdışına gittim. Master ve doktoramı yaptıktan sonra 3-4 yıl Amerika'da proje yönetimi ve yazılım mühendisliği konusunda çalıştım. Fakat araştırmayı daha çok sevdiğim için tekrar akademik dünyaya döndüm.

Bölümdeki diğer hocalarla da konuştuğumda bana araştırmayı ve akademik kariyeri daha çok sevdiklerini söylüyorlar.

Evet, aslında her ikisini de tecrübe etmekte fayda var. Yani bunun içine girmeden bilemiyorsunuz. Akademik dünyayı tanıyorsunuz. Az çok derslerde araştırma yapıyorsunuz. Ama endüstriyi de görmeden buna karar vermemek lazım. Endüstri tecrübesinin çok önemli olduğunu düşünüyorum. Artık akademik çalışmalar da endüstriden bağımsız yapılmamalı.

Ben bunu okulumuzdaki Ortak Eğitim programına bağlıyorum. Bu program sayesinde hem endüstriyi tanıyoruz, hem de eğitimimize devam ediyoruz. Siz bu program hakkında ne düşünüyorsunuz?

Biz bu programı benimsiyor ve seviyoruz. Yaptığımız anketlere bakarsak, öğrencilerimiz de böyle düşünüyorlar. Bu programın bizlere ve öğrencilere daha çok katkısı olacaktır. Endüstride kendilerini geliştirmek için iyi fırsatlar çıkaracağına inanıyorum. Ortak Eğitim Programı bir staj programından çok daha faydalı bir program. Ortak Eğitim 3,5 aylık bir dönem şeklinde oluyor. Tam bir dönem öğrenci, anlaşmalı firmalardan birinde gerçek çalışan gibi çalışıyor ve asgari ücretle maaş alıyor. İkinci, üçüncü ve dördüncü sınıdta bütün öğrencilerimiz bu programa katılmak zorundalar. Mezun olurken toplamda 1 yıllık bir iş tecrüberi olmuş oluyor. Bu program yılın 3.5 ayını kapsadığı için bizim üniversitemizde eğitim-öğretim dönemleri yılda 3 tanedir. Bunlar güz, bahar ve yaz dönemi olmak üzere gerçekleştirilir.  Böyle bir sistem sizler için büyük bir şans. Üniversite olarak bu programı destekliyoruz.

Okulumuzdaki Türkçe eğitim konusunda ne düşünüyorsunuz?

Ana dilde eğitimin doğru olduğu kanaatindeyim. Maalesef Türkiye'de ilköğretim ve lisede alınan dil eğitimi yeterli değil. Eğer yeterli olsaydı ve bütün öğrenciler üniversiteye bu konuda hazır gelselerdi, o zaman iki dilde eğitim yapılabilirdi. Yine de yabancı dilin bırakılmaması gerekiyor. Sonuçta bizimki gibi mühendislik alanlarında, teknik alanlarda ve teknolojik konularda ingilizce ağırlıkta. Bu yüzden dil eğitimi önemli.Fakat eğitim anadilde yapılabilir, biz bunu tercih ediyoruz. Çok iyi bir ingilizce eğitim veriyoruz, aynı zamanda dersleri Türkçe işliyoruz. En iyi öğrenme şekli bu bence.

Ben TOBB ETÜ'de bilgisayar mühendisliği eğitiminin biraz daha donanıma yönelik olduğunu duydum. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? Diğer okullardan farkımız ne?

Yanlış bir duyum diye düşünüyorum ben (gülüyor). Ders programlarımıza bakarsanız dengeli bir seçim olduğunu görürsünüz. Hem yazılım hem donanım derslerinin aynı ağırlıkta. Artı, diğer üniversitelerde olmayan bir Web Veritabanı dersimiz var. Biz bunu seçmeli değil, zorunlu bir ders olarak koyduk. Endüstriye çıkan mezun öğrencilerimizin temelde yaptıkları iş Web uygulamaları geliştirmek oluyor ya da tasarımını yapıyorlar. Bizde bu dersin olması sizin için büyük bir avantaj. Seçmeli olarak eklediğimiz son sınıf dersleri, gerek görüntü işleme olsun gerek yapay us olsun, bunlar da bakarsanız aslında yazılım ağırlıklı dersler.

Bizim okulumuz diğer üniversitelere göre daha çok Java programlama diline ağırlık veriyor. Peki neden C/C++ ya da başka bir dil değil de Java'yı seçtiniz?

Ders programlarını oluştururken o zamanın şartlarına göre bilgisayar dünyası nereye doğru gidiyor diye düşündük. Bilgisayar Mühendisliği eğitiminde şu anda önde gelen ülke Amerika Birleşik Devletleri. Yani oraya bakarsanız, oradaki bütün bilgisayar bilimleri programlarının Java ile eğitim yaptığını göreceksiniz. Biz de bunları inceleyerek Java'yı seçtik.

Gelecekte Java'nın durumu hakkında ne düşünüyorsunuz?

Gelecek hakkında hiç bir zaman yorum yapamayız. Ne olacağını kimse bilemez. Benim ilk öğrendiğim programlama dili Fortran'dı. O zamanlar mühendislik uygulamalarında en çok kullanılan dil Fortrandı. Şu anda onu kullanmak hiç mantıklı değil, çünkü programlama teknikleri değişti. Bu bir değişim. İster istemez yeni diller çıkacak ve teknoloji ile beraber kendiliğinden gelişecektir. Bugün Java popüler olur, 10 yıl sonra başka bir dil çıkar onu tahtından edebilir.

Biz çok yeni bir üniversiteyiz, programlarımızı ve sistemimizi tam olarak nereden aldık?

Dediğim gibi, bilgisayar bilimlerinde trendler ve yeni uygulamalar Amerika'da belirleniyor, çünkü orada bu konuda çalışan kurumlar var. Birisi ACM (Association for Computing Machinery) ve diğeri IEEE (Elektrik Elektronik Mühendisleri Enstitüsü) olmak üzere, bu ikisi zaman zaman bir araya gelip “Bilgisayar bilimleri eğitimi nasıl olmalıdır?” konusunda rapor yayınlıyorlar. Biz de 2004 yılında bölümümüzü kurarken en son yayınlanan raporu baz aldık. Tabii ki Türkiye'nin de kendi ihtiyaçları var. Onları da göz önüne aldık ve programımızı oluşturduk. Daha sonradan değiştirmeler veya eklemeler de yapıyoruz. Mümkün olduğunca güncel teknolojiyi takip ederek programımızı güncelliyoruz.

Ben şimdi merak ediyorum, Amerika'da yayınlanan o eğitim programına uygun, o dersleri verebilecek seviyede öğretmen Türkiye'de mevcut mu?

Belirtmem gerekir, şu anda bizim 9 öğretim görevlilerimizin birisi hariç hepsi Amerika ve Canada doktoralı. Dolayısı ile biz o bakımdan şanslıyız. Diğer üniversiteleri incelerseniz, bizim bu konuda şanslı olduğumuzu göreceksiniz.

O yüzden buradayız (gülüyor). Üniversite seçerken biz de bir sürü üniversite gezdik ve baktık. TOBB'un farkını hocalarla konuştuğumda daha iyi anladım. Zaten hiçbir okul bu kalitede okul binasına sahip değildi. Peki siz neden başka bir üniversitede değil de, TOBB ETÜ'desiniz?

Yurtdışından dönme kararı aldığım zaman tercihim Ankara'ya yerleşmekti. Üniversiteleri seçerken aynı sizin gibi biz de inceliyoruz. Burası yeni açılmakta olan bir okuldu. Burda daha iyi imkanlar olacağını düşündüm. Kadro çok yeniydi. Tabii TOBB isminin de çok önemli bir çekiciliği var (gülüyor). Arkamızda çok güçlü bir kuruluş olan TOBB (Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği) var. Bu yüzden tercihim TOBB ETÜ oldu.

Hocam, bir de gerçekten bizim ihtiyacımız olmayan dersler var TOBB ETÜ'de. Mesela Autocad gibi ağır ve 3 kredilik bir dersi 1. sınıfta alıyoruz. Halbuki mezun olduğumuzda hiç kullanmayacağımız bir program. Siz bu konuda ne diyeceksiniz?

Ben hiç bir dersin gereksiz olmadığını düşünüyorum. O derste şekilleri görme ve anlama kabiliyeti kazanıyorsunuz. Biz ders programlarını oluştururken bütün mühendislerin çizim konusunda bir şeyler bilmesi lazım diye bir karar aldık. Bu çerçevede bütün mühendisliklere zorunlu bir ders olarak Autocad koyduk. İleride bu size faydalı olacaktır. Size bir perspektif kazandırıyor ve bakış açınızı değiştiriyor. Yani size genel bir mühendislik yaklaşımı kazandırıyor.

Mezunlarımız şu anda neler yapıyorlar, nerelerde çalışıyorlar?

Mezunlarımızdan bir kısmı yurtdışında bir kısmı Türkiye'de akademik kariyerlerine devam ediyorlar. Endüstride çalışanlar da var. Özellikle Ortak Eğitim stajlarını yaptıkları yerlerden iş teklifi alıyorlar ve mezun olduklarında oralarda çalışmaya başlıyorlar. Teknokentlerdeki yazılım geliştirme firmalarında, diğer yerlerde ve askeri firmalarda çalışan öğrencilerimiz var.

Peki bize dönelim. Bizim Ortak Eğitim programımız dönem içinde hiç ummadığımız ve hazırlıksız olduğumuz bir anda belli oluyor. Yani ertesi dönem Ortak Eğitim Stajına gidip gitmeyeceğimiz belli değil. Ve okulumuz bir yurda sahip değil. Üniversitemizde vizyon eksikliği olduğunu görüyoruz. Bu tür sorunlar nasıl halledilecek?

Koşullarımız gittikçe daha da iyileşiyor. Bu tür sorunlar Ortak Eğitim programımız ilk defa uygulandığı için oluyor. Fakat önümüzdeki 10 yıl için bir program oluşturduk ve artık kimin ne zaman Ortak Eğitime gideceği belli oldu. Yeni gelenler için sıkıntı olmayacaktır. Bunun dışında yurt inşaatımız başladı ve 1 Ocak 2010'da öğrenci almaya başlaması bekleniyor. Yapımına bu kadar geç başlanması da bazı aksaklıklar yüzünden oldu. Yeni kurulan üniversitelerin hepsinde bu tür sorunlar olur, fakat sanırım biz bunları en hızlı aşan üniversitelerden biri olacağız.

Teşekkür ederim hocam bilgi için. Sizden son olarak bize tavsiyelerinizi almak istiyorum?

Değişim süreklidir. Teknolojiyi ve yeni bilgisayar mühendisliği yaklaşımlarını takip edin. Daha proaktif olun. Alanınızda bilgi birikiminizi artırmaya çalışın. Farklılaşmaya çalışın. Her yıl mezun olan yüzlerce bilgisayar mühendisi var, ister istemez iş daralması olacak. Daha iyi bir yerde olmak için farklı olmanız gerekiyor. Sadece üniversitede değil, kendi kendinizi de geliştirmeniz gerekiyor. Bölüm hocalarınızla da beraber aktif görevlerde bulunun. Etrafınızda bu kadar bilgili insan varken, onlardan elinizden geldiğince alabileceğiniz bütün bilgi ve deneyimi almaya çalışın (gülüyor).

Güzel bir sohbetti sayın Erdoğan hocam. Sizi ve bölümümüzü tanımaktan büyük mutluluk duyduk. Tekrar teşekkürler.

Assist. Prof. Erdoğan Doğdu'nın Özgeçmişi

1987'de Ankara'daki Hacettepe Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği bölümünde lisans yaptı. Daha sonra Ohio'daki Case Western Reserve University Bilgisayar Bilimleri (Computer Science) bölümünden 1991'de yüksek lisans, yine aynı üniversiteden 1998'de doktora dereceleri aldı. 

2004 yılına kadar yurtdışında çalışmalarına devam eden Erdoğan Doğdu, daha sonra Türkiye'ye gelerek TOBB ETÜ (TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi)'de asistan profesör olarak çalışmaya devam etti. 2008 yılından bu yana TOBB ETÜ'de Bilgisayar Mühendisliği Bölüm başkanlığı yapmaktadır. İnternet sitesine şurdan ulaşabilirsiniz.

Resim İşleme Dersi (Image Processing)

For Engish Press Here

Genel Açıklamalar (in English):

  1. Lecture 1: Using C++ and Qt in Practice (PDF file)
  2. Lecture 2: Image Operations Pt. 2 (PDF file)

 

1.  Praktik olarak C++ ve Qt kullanmak


Qt kurmak

Windows versiyonu olan Qt 4.0.1 indirmek için  tıklayın. Ya da Qt Creator kullanmak isterseniz burdan indirebilirsiniz. Yazılımı indirdiğinizde, indirdiğiniz klasör yoluna dikkat edin (klasör yolunda boşluk olmayacak), ve kurulum sırasında önemli değişkenler sorulduğunda "evet" (yes) deyin. Qt kurulumu sırasında otomatik olarak MinGW compiler indirmesine izin verin. 

Şimdi çevresel değişkenler kurulan program tarafından güncellenmiş mi kontrol edin:

  1. Go to Start -> Run and enter "regedit".
  2. Open the "HKEY_CURRENT_USER" subtree.
  3. Click on "Environment". In the right panel of the dialog you should now see a list of entries, one says "PATH".
  4. Double-click on "PATH" - a text entry dialog pops up. Please make sure that it contains the following information:
    C:\Qt\4.0.1\bin;C:\MinGW\bin
Son basamakta lisans anlaşmasına gelince, komut satırında yapmanız gerekenler şunlar:

  1. Go to Start -> Run and enter "cmd" in the command prompt to open a shell.
  2. Change into the Qt directory:
    cd \Qt\4.0.1
  3. Start the configure program
    configure -platform win32-g++ -release
  4. Agree to the license and then wait for qmake to compile (may take a couple of minutes).


Örnek dosyalar
 

Qt'nin MS Windows XP altındaki kurulumunu ve uygunluğunu test ettik. Örnekleri burdan indirin. Bu örnektekileri nasıl compile edeceğiniz hakkında gerekli komutları şimdi özetleyelim:

  1. Go to Start -> Run and enter "cmd" in the command prompt to open a shell. You are now in a command-line shell. Many commands are similar to UNIX: copy , cd , mkdir , rmdir , more , etc., so you can navigate similar to a UNIX shell. However, to list directory contents, you need to use "dir" instead of "ls". Of course you can use Windows Explorer to navigate the files in your directory. Place the example files onto your drive, unzip them,  and "cd" to the directory.
  2. Use Qt Designer as shown in class to create a file "editor.ui". You can also write the C++ source of the "editor" directly. If you do have a .ui designer file, you can use it to create the C++ code in the following steps.
  3. Create C++ code of designer file: At the command prompt enter


    uic editor.ui -o ui_editor.h (creates header file)

  4. Next, we need to create the project file that is later being used to create the Makefile for the compiler. The Makefile-generator can create automatically a project file by inspecting your source directory. All the found cpp and ui files are automatically included into the project:
            qmake -project
  5. Now create the actual Makefile: 
  6. qmake qt_examples.pro
  7. Write the main program with an editor of your choice (main.cpp)
  8. Finally, to compile and link object files, enter

    make

  9. You can clean up all object files and the executable (release\qt_examples.exe) by entering

    make clean

  10. More programs and step-by-step tutorials are in the Qt documentation (accessible from Windows: Start-> Programs)

 

Image Histogram Örneği

Zip ile sıkıştırılmış örnek programı, içerisindeki dökümanı (MS Word dökümanı) ve ders notlarında kullanılacak olan birds.jpg dosyasını  burdan indirin. Yukarıda verdiğimiz bilgileri ve indirdiğiniz klasördeki belgeyi lütfen okuyun. İki belgede farklı bilgiler var. Örneğin ders notları dosyaları daha detaylı açıklarken, MS Word dökümanı compile nasıl yapılır onu açıklıyor.
 

 

Bunları okursanız size faydalı olacaktır:

Kenneth R. Castleman, Digital Image Processing, Chapter 8,9
John C. Russ, The Image Processing Handbook, Chapter 5